Merhaba
Mayıs 1st, 2008 - Diğerleri.
İnternet çağındayız ya… Artık bilgiye eriÅŸmek ne kadar kolay deÄŸil mi? Bir zamanlar bir tek alıntı için tonlarca kitabı devirip günlerce göz nuru dökerdik. Åžimdi ise düğmeye bastığımızda, saniyenin onda biri kadar sürede ilgili bütün verilere, üstelik bütün dillerde eriÅŸebiliyoruz.
Ancak sevinmemiz için henüz çok erken! Zira ÅŸimdi de baÅŸka sorunumuz var. Gördük ve anladık ki tek başına bilgiye eriÅŸmenin çok da bir önemi yokmuÅŸ. Bilgiyi anlamak, anlamlandırmak, elemek, derlemek ve düzenlemekmiÅŸ asıl önemli olan. Özümsemek ve yaÅŸam pratiÄŸine dökmek yani deÄŸerlendirebilmek mi? Durun, onlara daha çok var…
Yeme içme kültürü konusunda araÅŸtırma yaparken hep bu sorunla yüz yüze geldim. Sayamayacağımız kadar yemek sitesi var. Hiç dikkat ettiniz mi? Hemen hepsi sadece yemek reçeteleri vermekle yetiniyor. Üstelik de hepsi birbirinden ‘apartarak’. Kelimesi kelimesine aynı reçeteler. ÇoÄŸunda fotoÄŸraf bile aynı. Üstelik kolaycı ve kimliksiz reçete ve tarifler. Önemli bir bölümü de yanlış.
Oysa her ÅŸeyden önce bir kültür iÅŸidir yemek. CoÄŸrafyayla, iklimle, sosyal yapılanmayla, tarihle sıkı baÄŸları olan temel bir kültürel parametredir. Kullanılacak ürünün yetiÅŸmesinden, toplanmasına, pazarlanmasından alışveriÅŸine, saklama koÅŸullarından piÅŸirme tekniÄŸine, sunumundan sofra adabına kadar, ritüelleri ve yeme-içme adabıyla toplumun her yanını kavrayan bir dünyadır… Her yemeÄŸin bir öyküsü, tarihe ve toplumun derinlerine uzanan kökleri vardır.
Marifet bütünsel görebilmek, deÄŸerlendirebilmektir yemeÄŸi, mutfağı. Bilginiz olacak, görgünüz olacak, mesleki birikiminizi tamamlayan geliÅŸmiÅŸ bir estetik perspektifiniz olacak… OkuduÄŸunuzu, bildiÄŸinizi, gördüğünüzü deneyebileceÄŸiniz, sınayabileceÄŸiniz ve baÅŸka türlü düşünenlerle tartışabileceÄŸiniz olanağınız olacak.
İşte bu site tam da bu amaçlarla oluÅŸturuldu. KiÅŸisel birikim ve deneyimlerimi merak eden özgeçmiÅŸimi okuyabilir. Yeter ki mutfaÄŸa, yeme-içme kültürüne yukarıda tanımlandığı biçimiyle bakmak konusunda hemfikir olalım…
HoÅŸ geldiniz! Sefalar getirdiniz!
0 Yorum
İzmir Kent Mutfağı
Haziran 29th, 2008 - Diğerleri, İzmir Kent Mutfağı.
İZMİR KENT MUTFAĞI
Gökhan DÖKMEOĞLU                                                                          15/08/2007
İlk “İzmir mutfağıâ€? konuÅŸmalarıÂ
Şunu itiraf etmeliyim ki, yaklaşık 20 yıldır bu işin içinde olmama rağmen, açıkçası 90’lı yılların sonuna kadar şu iki kelimeyi yan yana getirmemiştim hiç: “İzmir Mutfağı�
0 Yorum
“Rakıhane”
Mayıs 29th, 2008 - Meyhane Kültürü.
Meyhane adabında kalmıştık…
Hadi önce şu kelimeyi açıklayayım: malum, gençlerimiz pek meyhane bilmedikleri için onlara yabancı gelebilir. Zira bu adabı yaşatacak olan da onlar.
Mey; ÅŸarap, hane; ev demek. Eh, ikisi beraber ÅŸarap evi oluyor.
Adap ise, yol-yordam, yöntem anlamında. Bunu biraz daha genişletip ben kültür de diyorum.
Sonuç olarak şarap evinin yolu-yordamı, kültürü anlamına geliyor.
Bu şarap evinin şarabı bizim kültürümüzde zamanla rakıya dönüşmüş. Bundan pek şikayetçi olduğum söylenemez. Ancak şarapla ilgili ilginç bir konu da var burada…
0 Yorum
BaÅŸka bir Tantalos iÅŸkencesi!..
Mayıs 29th, 2008 - Meyhane Kültürü.
Geçen yazımda dayak mı yoksa yemek mi yediğimizi anlayamadığım bir ziyafet yemeğini anlatmıştım. Benim için kabustan farksız olan o yemekten misafirlerin tamamı göbeklerini ovuşturarak kalktılar. Yerken fenalık geçirdiklerine ve ilginç sesler çıkardıklarına bizzat şahit olmama rağmen çıktığımızda yine de pahalı ve çok yemenin anlayamadığım keyfiyle gerinmelerinden kendilerine yaptıkları eziyetin farkına varmak istemediklerini anladım.
Adına da “ziyafet� diyorlar…
0 Yorum
Yemek mi, dayak mı?
Mayıs 29th, 2008 - Meyhane Kültürü.
Hepimiz dışarıda yemeklere ve davetlere gideriz. Sizce neyi, nasıl yediğimizi çok iyi biliyor muyuz yoksa belli şartlanmalarla mı hareket ediyoruz?
Herkes hangi yemekle ne içileceğini ya da yediği yemeklerin birbiriyle uyumunu çok iyi bilemeyebilir doğal olarak. Peki burada işletmenin devreye girmesi gerekmez mi sizce? Yani işletmenin yeme içme alışkanlığı -ki buna adabı ya da ritüeli de diyebiliriz- ya da mantıklı önerileri beni yönlendiremez mi?
0 Yorum
Öncü ve ilk restoranlar
Mayıs 29th, 2008 - Restaurant İşletmeciliği.
“Bugün bilinen restoranların atası tavernalar, hanlar ve erken dönemin pansiyonlarıdır. Bu kuruluşlar sipariş (cook-to-order) üzerine servis veren mönüleriyle modern restoranların görünmesinden hayli önce alkollü içecek ve yatakla beraber yiyecek servisi de veriyordu.� (Nicholas M. Kiefer)
İnsanların eski çaÄŸlardan beri pazarlarda ya da seyahat ederken hanlarda, pansiyonlarda yemek yediÄŸi bilinmektedir. Ancak yemek yenebilen bu yerler yukarıda tanımladığımız restoran kavramıyla bire bir örtüşmüyorlardı. Daha çok aÅŸ evi konumundaydılar. Ayrıca pazarlarda daha çok yoksul insanlar için yapılmış bir takım yiyecekler satılırdı fakat bunlar da daha çok hazır ve ayakta yenmeye uygundu.  Â
0 Yorum
Restoranın tanımı
Mayıs 29th, 2008 - Restaurant İşletmeciliği.
Günümüz restoranının tanımını öncelikle yapmalıyız ki ileride bu kelimeyi kullandığımızda hemfikir olabilelim. Yukarıda açıkladığımız gibi restoran kelimesi önceleri sağlık ve dinçlik veren çorba anlamında kullanılıyordu. İlk restoranlar çorbayı müşteriye kişiye özel masalarda ve mönüyle verdi. Daha sonraları tüketicilerin restoranlardan taleplerinin artmasıyla restoran kavramı daha başka özellikleri de kapsamına aldı ve günümüzde restoran kelimesini tanımlamak için belli kriterler oluştu.
0 Yorum
“Restoran” kelimesinin doÄŸuÅŸu
Mayıs 29th, 2008 - Restaurant İşletmeciliği.
Birçok kaynak restoran kelimesinin doğuşu konusunda aynı fikirde birleşmektedir.
Konuyu özetlersek ilk restoran 1765 yılında Paris’te açıldı. Boulanger adlı kiÅŸi müşterilerine ağır ateÅŸte, beyaz sosta piÅŸmiÅŸ koyun bacağından yaptığı çorbayı sundu.Â
Boulanger yemeÄŸinin insan saÄŸlığı için tazeleyici ve yenileyici olduÄŸunu iddia ediyordu. Bu bakımdan söz konusu çorba müşterileri için onaran, düzelten bir ilaç gibiydi. Boulanger iÅŸletmesine de isim olarak, yukarıda anlatıldığı gibi, yenileyen, tazelik ve güç veren anlamında kullanılan “restaurarâ€? fiilinden gelen “restaurantâ€? ı uygun gördü.Â
0 Yorum
“Restoran”ın kelime anlamı
Mayıs 29th, 2008 - Restaurant İşletmeciliği.
“Restoran, yemek yenen bir yer olmadan yüz yıllar önce, hatta böyle bir yer haline geldikten on yıllar sonra bile yenecek bir şey, sifalı et suyuydu.� (Rebecca L. Spang)
Â
Restoranın kelime anlamı için iki kaynağımız var:
İlk kaynağımız ünlü Fransız bilim ve araştırma merkezi CNRS’in desteklediği CNRTL Etimolojik Sözlüğü Web Sitesi: http://www.cnrtl.fr/
1. “Restaurant� ismi, etimolojik ve tarihsel sürecinde “restaurer� fiilinden gelir ki bu da 10.yüzyılın 2.yarısında kullanılan “restaurar� fiilinden gelmektedir. “Restaurar� da “iyileştirmek, yeniden yapılandırmak� anlamını taşır. (Saint Léger, ed.J.Linskill, 181 : La labia li ad restaurat)
2. Yine aynı fiilin 1216 yıllarında “restorer� olarak “gücünü yemek yiyerek kazanmak� anlamında kullanıldığını görüyoruz. Hatta bu kullanıma 4. Haçlı Seferine katılmış ünlü şövalye Robert de Clari’nin “Constantinople� adlı seyahatnamesinde rastlanır.
İkinci kaynağımız ise Türk Dil Kurumu sözlüğü:
Restoran: Lokanta. / Lokanta: Yemek pişirilip satılan yer, aş evi, restoran.
0 Yorum
İzmir Mutfağı
Mayıs 1st, 2008 - İzmir Kent Mutfağı.
Bilinen tarihi son kazılarla 8500 yıl öncesine giden, coğrafi yapısı gereği doğal liman olan, yani liman şehri değil, aslında bir liman-şehir olan bu güzel medeniyet beşiği, kent olma özelliğini benzerlerinden çok daha önce kazandı.
Tarih boyunca birçok medeniyete ev sahipliği yapan çok dilli çok dinli şehir İzmir, kendi eşsiz kent kültürünü de oluşturdu. Bunun doğal bir sonucu olarak da kendi mutfağını…
Bu mutfağı sınıflandırabilmek için uzun süre araştırdım. Sonunda bu yaratıcı kentin çoktan kendi mutfağını oluşturmuş olduğunu fark ettim: İzmir Kent Mutfağı…
İzmir mutfağı hakkında bildiğiniz her şeyi burada tartışalım.
0 Yorum
Meyhane Kültürü
Mayıs 1st, 2008 - Meyhane Kültürü.
Liman şehirlerinin vazgeçilmez şarap evleri olan meyhaneler, kültürümüzle beraber daha çok rakının ön plana geçtiği içki evleri haline gelmiştir.
Bu bölümde meyhanenin ve rakının bilinen bilinmeyen tüm yönlerini, yeme içme ritüellerini, kültürümüzdeki yerini tartışalım istiyorum. Kültürün en önemli yapı taşlarından olan yeme içme kültürünü ve bunun bölgemiz adına önemli elemanlarından olan meyhaneyi ve bir de izin verirseniz güzel İzmir’in kaybolan ve kaybolmaya yüz tutmuş meyhanelerini katkılarınızla tartışalım istiyorum.




